Dünya, şu güne kadar milyarlarca canlıyı beslemiş ve onlara ev sahipliği yapmış. Fakat bu binbir çeşit canlının arasından bir tür vardır ki, her zaman daha fazlasını istemiştir. Daha fazla yemek, daha fazla güç, daha çok para, daha iyi bilgisayar, daha iyi araba, daha fazla sömürge vs. vs.

Hepimizin “insan” adını verdiği bu canlı türü, bir yandan da “insaniyet” adı verilen, ve TDK’ya göre “İnsanı insan yapan, insanın doğasını oluşturan niteliklerin hepsi” anlamına gelen bir kelimeyi icat etmiştir. Ve bu kelimenin hep iyi bir anlama sahip olduğu varsayılmıştır. Fakat tarih boyunca insanların davranışlarını göz önüne aldığımızda ve tüm insanlığı etkileyen olayları düşündüğümüzde elimize geçen ortalama karakterin iyilikle uzaktan yakından ilgisi olmadığını sezmek hiç de zor değildir.
Bu yüzden insanlar arasında sınıflaşma, diğerlerini ezmek pahasına daha yükseklere ilerleme çabası sayılı miktarda multimilyonerlerin yanında milyonlarca da yoksulu yaratmıştır.
Haliyle milyonlarca kişinin üzerine basan bu multimilyonerlerin, daha sonra dönüp sadaka verir gibi yoksulları yaşamaya ve fakat yoksul kalmaya devam ettirecek yardımlarda bulunması “büyük resmi” görmeye çalışan aklı selim insanlar için pek de zor görülecek bir şey değil.
Bir kısmının diğerleri üzerine basarak yükseldikleri, başka bir kısmının ise üzerlerine basılmasına izin verip ya kendi sırasını kolladığı ya da kaderini kabul ettiği bir sistemin, yoksulluğun sonunu getireceğini düşünmek bir kara komedidir.
Haliyle öncelikle bu büyük uçurumun ortadan kaldırılmasını sağlamak gerekir. Bunun için ise yoksullara yardım edilmelidir. Fakat bu yardım, onları birkaç gün,ay hatta yıl idare edebilecek yiyecek, giysi, para değil, kendilerini ömürleri boyunca idare edebilmelerini hatta başka yoksulları da buna teşvik etmeyi sağlayacak bir yöntem kullanılmalıdır.
Tabiri yerindeyse; yoksullara kömür değil, kömürü çıkarabilecekleri taş ocakları; yemek değil, sebzelerini yetiştirebilecekleri tarlalar; para değil, parayı kazanabilecekleri iş imkanı, iş eğitimi verilmelidir.
Şimdi bugünkü konusu yoksulluk olan, ve bu yazıyı da yazma sebebim olan Blog Hareket Günü’nün eylem blogunda yazan Yoksulluk ile ilgili şu an yapabileceğiniz 88 şey adlı yazıyı nacizane çabamla Türkçe’ye çevirerek sizlere sunuyorum. Yazıyı istediğiniz gibi paylaşabilir, istediğiniz gibi uygulayabilirsiniz. Yeter ki daha fazla insan bu konuda bilinçlensin.
Not: Yazıdaki bazı maddeler, yerel eylemler olduğu için Türkçe’ye çevirmekte haliyle de bu yazıya dahil etmekte fayda görmedim.
Yoksulluk ile ilgili Şu An Yapabileceğiniz Eylemler
(Maddelerin tamamı çevirilmedi. haliyle daha sonra uğrarsanız yeni birşeyler bulabilirsiniz. Ayrıca bu listeye eklemek istediğiniz şeyler var ise, bu yazının altına yorum olarak ekleyebilirsiniz.)

Bu konuda yazılmış diğer Türkçe yazılar için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz;
(Bu liste de günün ilerleyen saatlerinde güncellenebilir.)
Bu yazı, Blog Action Day 2008'in bu yılki konusu olan Yoksulluğa ithafen yazılmıştır.
Yorumlar
Geri izleme
[...] Blog Action Day: Fakirliğe Karşı Pazarlama Kurguları Hecatomber: Yoksullukla mı Yoksa İnsanlıkla mı Mücadele Edilmeli? Fikir Atölyesi: Var Olmak mı? Nahnu: Blog Action Day: “Yoksulluğa [...]
http://karbonizma.blogspot.co
http://karbonizma.blogspot.com/2008/10/yardm-edin-mutlu-edin.html BENDE BU KONU HAKKINDA BİR PAYLAŞIMDA BULUNDUM
Geri izleme
[...] http://www.hecatomber.org/gunluk/hecatomber/15.10.2008/yoksullukla-mi-yo...... [...]
Geri izleme
[...] http://www.hecatomber.org/gunluk/hecatomber/15.10.2008/yoksullukla-mi-yo...... [...]
Geri izleme
[...] Yoksullukla mı Yoksa İnsanlıkla mı Mücadele Edilmeli? ( Blog Action Day 2008 ) | Hecatomber.org [...]
Geri izleme
[...] Yoksullukla mı Yoksa İnsanlıkla mı Mücadele Edilmeli? ( Blog Action Day 2008 ) | Hecatomber.org [...]
Yoksulluk,bazı kimseler
Yoksulluk,bazı kimseler önemsemese de dünyamız coğrafyasının büyük bir çoğunluğunu kasıp kavurmakta ve ne yazık ki gittikçe dünyanın gündem konusu olmaktadır.Eğer o kötü şartlar arasında yaşayan (artık yaşamak mı dersiniz orası size kalmış!) insanımızın videolarını izledikçe,dram yüklü fotoğraflarını inceledikçe gerçekten içimizde en ufak bir burkulma duygusu beliriyorsa bizlerin harekete geçmesi gerek.Belki de şu an içinizden biz tek başımıza ne yapabiliriz ki diyenler vardır;ancak herkes bu işin bir ucundan tutuverse ortada böyle bir sorun kalmayacak ki bunu da herkes gayet iyi biliyor.Bu konuda kimsenin en ufak bir taviz vermemesini rica ediyor ve sözü şimdilik videolara veriyorum:
Yeni yorum ekle